4 Şubat 2009 Çarşamba

Bir şehre gidememek

"...yalnızca hayallerimizde gidebildiğimiz, ya da gitmeyi göze aldığımız şehirler vardır.sınırlarını, kendi haritamızda, duygularımızla çizdiğimiz bir şehir... dilini anlatmak ve birilerine duyurmak istediğimiz bir şehir... bir hayalde kaldığı için, bir başkası tarafından hiçbir zaman yıkılamayacak, talan edilemeyecek bir şehir... hikayemdeki insanlar bu şehre tutkundu... ama ben bu tutkunun, hikayesi olan her insana, bir yerlerden seslendiğine inanıyorum."
"...ve yaşamaya mecbur olduğumuz tüm insan ilişkilerinde küçük sevinçlerden hep medet ummaya çalışacağız. ve bu yolun bir yerinde hiç beklemediğimiz bir anda bir hayaletin ya da şehrin tutsağı olduğumuzu anlayacağız....her şey bir yana, yaşananlar ne kadar yanlış olursa olsun kimi deneylerin ardından insan sürekli olarak kendine başka anlar ve insanlar katabiliyor. bu artıyı tanımlayabilmek ve başka ilişkilerde değerlendirmek zor, hatta imkansız, biliyorum. ama kimi yaşantılardan elde edilebilen küçük sevinçlere bağlanan umut, ne yazık ki her geçen gün biraz daha çok azalmaya yüz tutuyor. ayrıntıların varlığı belki de bu yüzden esaslı bir kandırmaca, dolayısıyla da bir hayata bağlanma vesilesi....ama sonuç ne olursa olsun hep bir yerlerde kaldığımızı, kendi hayaletimizce kovalandığımızı ve tüm çabalarımıza karşın bireysel serüvenimizde durmaksızın bir sürgünü ve tutsaklığı yaşamaya zorunlu olduğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor..."


Mario Levi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder